top of page
Yazı gönderimleriniz için: gencyazarlarodtu@gmail.com
Ara


İki Kişilik, Bir Beden
Üniversiteye ilk başlayıp ilk defa yeni evimde yalnız kaldığımda ve yapacak bir temizliğim ya da hazırlığı kalmadığımda koltukta oturdum. 'Sonunda. En sonunda özgürüm.' Beynimde bir anda çınlayan ses aynı anda hem ben hem de bilmediğim biriydi. Nereden geldiğini sorgulamak ya da bu konuda düşünmek istemiyordum. Sessizlik rahatsız ediciydi. Bunun yerine televizyonu açtım ve ses beynimden o anda silindi. Dikkat dağınıklığı her zaman beyni sustururdu. Bir daha olmaz sa
Çiğse Kantarcıoğlu
16 Eki 20253 dakikada okunur


şeftali tüyü
ah şeftali tüyü olacak iş değil valla üçün ablası beşin kardeşi nasıl önce gidebildin hepsinden iki ana toprağından bir baba evinden ağzında hep çocukça ağıtlar taşırdın çok tembihlediler yaşına uygun sözler etmeni ama sen bilirsin resmi kağıtlar yalan söyler hele ki konu olgunlaşmadan koparmak ise meyveyi ne zaman ki taharet bezleri kağıtlara bıraktı yerini girdi altınlar nevresime
Selim Sertoğullarından
16 Eki 20251 dakikada okunur


O Günler
Nasıldı ulan dünya Uçurtma makarasından yavaş dönerken -Nasıldı? Kapağını açamadığım su daha bir tatlıydı Daha bir sağlam otururdu toprağa adımım -Ne vardı? Farklı bir zevki vardı alnımda selamlamanın Kara tahta tebeşirinin Şaşılası aerodinamiğini Havaya kaldırdığım o tek ayağın yalnızlığı Tek derdiydi silik varlığımın -Bu kadar mıydı? Değildi elbet, çok fazlasıydı Kurt yine kurttu Kuzu yine kınalı yatardı Dağ çayırlıklarında -Ve dahası? Koskoca bir kapak kadar uzaktı Şişedek
Mehmet Civan Aslan
16 Eki 20251 dakikada okunur


Mavi Mürekkep
Bölüm 1 Hatırlıyorum Sonunda Hatırlıyorum. Sadece Hatırlıyorum. Geçmişteki travmaları, enjekte edilen mavi mürekkebi, şeytani deneyleri ve bize verilen şekerleri… Aklım başıma geldi ancak tekrar hatırlamak… benim için aşırı yorucu. Bazen diyorum hiç hatırlamasaydım. Hep cehaletin ‘mutluluk’ olduğunu söylediler. Acaba öyle miydi? Bu şeytani deneyler bana yeni güçler kazandırmıştı ancak hem bunlar sevdiğim insanları kendimden uzak etmişti hem de benim ruhumu yaralamıştı. Her ma
Efe Ertürk
16 Eki 20253 dakikada okunur


AY DURURKEN
Ateş neden mi kızıl Sormayın! O soğuk sular bir bûse kondurmuş Yanağına Utanıp sıkılıyor, renkten renge giriyor Gök neden mi mâvi Ne siz sorun ne ben söyleyeyim! Gözyaşını dökmüş Yastığına Sürmelerini akıtmış Sırılsıklam âşık olmuş okyanuslara Ah yıldızlar neden böyle telli pullu Allı duvaklı Neden olacak! Geceleri ayartmak için Ama o fettan yıldızların şansı var mı söyleyin Ay dururken Başıbozuk ada vapuru dururken
Ekin Keskinler
16 Eki 20251 dakikada okunur


sonne
Birinin daha canı kaldı, ellerimde Parmaklarımın arasından tüm hayatı aktı Gökteki ay, bütün gece gözlerime baktı Ben ona bakamasam bile Kim bilir kaç hikayeyi yarım bıraktım Gözlerindeki ışığın soluşunu gördüm Belki göçtü gitti ama, soluk gözleri üzerimde kaldı O boş gözlere ben yine bakamadım Saatler geçti, tan vakti geldi Ben hiç kimseyi aşamadım Kollarımdan tutup kaldırdılar Göle götürdüler beni Yol boyunca düşündüm yaptıklarımı Bu saatten sonra nasıl unuturdum? Nas
Sonne
16 Eki 20251 dakikada okunur


kalelerin ve müzelerin sokağı
büyümek yaramamış bu şehre ve deniz parçalı dalgalı bu günlerde kopmuş bir parça etek ve kopmuş bir parça sen vardın ya elimde. duymamıştık biz henüz çadırda doğmanın anlamını ve gebeliğin temel attığı evler dikilirdi bizi bekleyen yolların bitişiğine bu yokuşlu yollardan yürütürdü ailem elimizden tutup da bizi -ve yürürdük arkamızda bırakırken çocuk sesleriyle dolu kavgaları- mezarlık önümüzde ve ben hep şiirini yakardım alabildiğine orman her taraf
Mertcan Okut
16 Eki 20251 dakikada okunur


ANTROPOSEN ÇAĞDA MAHĀPARİNİBBĀNA SUTTA
Nasıl hitap etmek gerekir acaba? Neyle yaklaşmak icap eder hazrete? Övgü mü gerekir ilkin, yoksa şu pek alışılmış başlangıçla, çileniz daim olsun mu deyivermeli? Yalnız alelade kedilerin devirdiği biblolar gibi de dalınmaz ki lafa; elbet bir giriş, takdim, sunuş… Peki hemen akabinde? Tekrar aynı soru işte, ne demek caizdir böylesi bir durumda? “Doğrusunu isterseniz sayın buddha…” Hitabı bir yana bırakalım öyleyse, Gordion düğümüne dönmüş meselelerin kimseye kuru gürültüden ga
Sena Kağnıcı
15 Eki 20253 dakikada okunur


BİR DİRENİŞ VE VAZGEÇİŞ BABINDA,NİHAYET YAMANBA
“Annarasenaiva bhutva Annaresenaiva vrdhhim prapya Anna-rasena eva” “İnsan yediklerinden ibarettir kuşkusuz Böyle doğmuştur haliyle Ölmeye mecburdur yedikleriyle” Yamanba, upanişadların sözüne karşı gelme cüretini gösteremezdi kuşkusuz. Eremediği bir yüce hakikat, göremediği soylu kostümleriydi öğretiler. Hani uymaya, sezmeye hiç olmazsa aksini iddia etmeye falan da çabalamazdı öyle. İnkar da en az itikat denli burjuva işi gelirdi ona; bu yaman diyara, şu göğe yapışan ak dağl
Sena Kağnıcı
15 Eki 20252 dakikada okunur


Yansıma
Yansımam belirdi bir anda bir damla yere doğru giderken beni aldı içine sessizce tutsak etti beni bu yolculukta sakince düştüm onunla...
Emircan Mersinli
16 May 20251 dakikada okunur


Artık Yaşamak
kendimi çok küçük hissediyorum göğe bakarken göğe bakarken ve sırtım dayanmışsa toprağa hele ki bilmiyorsam güneşin doğacağı ve sabahın...
Mertcan Okut
16 May 20251 dakikada okunur


Damla
ÇÖKÜŞ: Günler geçmişti. Daha geçen gün bu saatlerdi. Pembe, barbieli sağ tek bir terlik sürüklenmişti...
Mehmet Civan Aslan
16 May 20253 dakikada okunur


Kibrit
metal gemilerin leğenlerde yüzememediği bir zamanda bir kibritim annemin dudaklarına tutuşturduğu düşürmezdi beni ağızından yüreğinde,...
Selim Sertoğullarından
16 May 20251 dakikada okunur


Simsiyah -3-
Yaklaşık bir ay sonra Alin eve geldiğinde şaşkın görünüyordu. Kendi kendine konuşurken bu güçlere sahip daha çok kişinin olduğu haberini...
Çiğse Kantarcıoğlu
16 May 20254 dakikada okunur


Simsiyah -2-
Bir kediye dönüşüp ev kedisi hayatı yaşamanın kötü bir yanı varsa o da benimle aynı yaşta olan sahibim Alin'e sürekli yalan...
Çiğse Kantarcıoğlu
16 May 20253 dakikada okunur


Kim Bilir
Aslında kesin bir şekilde biliyordum uzaklaşacağımızı, aramıza, binlerce kilometrelerden uzak mesafelerin gireceğini, paralel çizgiler...
Ahmet Uygun
16 May 20252 dakikada okunur


Sirius 2
Bi’ gün dünyaya kaydı Sirius önce havaya, sonra suya, son olarak da toprağa düştü ama tutunmadı hiçbir yere köklenemedi hava soğuktu,...
Nisa Nur Nacar
16 May 20251 dakikada okunur


“İnsanları Yorulmadan Sokakları Yorulan Şehir”
“Rüştü ölmüş… Ve ben daha şimdiden insanları yorulmadan sokakları yorulan bu küçük şehirde yalnızlığımı hissetmeye başladım.” Muzaffer...
Mertcan Okut
2 May 20251 dakikada okunur


Simsiyah
Hayatımdan nefret ediyordum. Fakir olmaktan, evin içinde her zaman bağırışmalar ya da kavga olmasından, okul dışında hiçbir şey...
Çiğse Kantarcıoğlu
2 May 20253 dakikada okunur
bottom of page


