top of page
Yazı gönderimleriniz için: gencyazarlarodtu@gmail.com
Ara


İnsan Üstündür
Muhtemelen bir insanın yapabileceği maksimum hızla kaçıyordum ölüm meleğinden. Bir insan kızı için uzun yaşamıştım ve her bir nefesimle de yaşamaya devam ediyordum. Ancak sanırım ecelim, her adımımla bana daha fazla yaklaşıyordu. Yine de omzumun üzerinden arkaya bakıp mesafeyi ölçmeye cesaretim yoktu. Yüz on bir yıl… İşte bu kadar zamandır vardım. Beni dünyaya getiren kişiler, o bedendeki görevlerini tamamlamış ve maddesel dünyadan ayrılmışlardı. Uzun hayatım boyunca buna h
Lil. S.
15 May2 dakikada okunur


Kızılay’da İkinci Gün
Korkuyorum. Konuşmasam olur mu? Hastayım sanırım. Birazcık yürümek istiyorum, en iyisi yanıma maskemi alayım. Gözlüklerimi kaybettim, kimya labında taktığım gözlük görür işimi. Midem de ağrıyor kaç gündür: Reflü ve gastrit, gastrit ve reflü. Rennie çözer umuyorum ki derdimi. Rennie ve Talcid, Talcid ve Rennie. Korkuyorum. Kızılay’dayım. Meydanın kalabalığından şaşkına döndüm. Bu işten hiçbir şey anlamadım. İnsanlar bağırıyor. İnsanlar bağırırken yürüy
Mertcan Okut
15 May3 dakikada okunur


Zeka
"Zekanın en önemli hususiyetlerinden biri onun ahlak ile olan ilişkisi. Olanak yaratmakta gelişmiş derecede usta olmalarına rağmen karşı olanağı yaratmakta da yeterince ustadır. Aynı Epiktetos'un her zaman Sokrat'a anlatmaya çalıştığı gibidir. Eğitildikçe eğitimden sıyrıldığın gibi, ahlaklı oldukça ahlaktan sıyrılırsın. Zekanın gücü de, ayıracak ahlaki eğitimi insanın kendi kendine edinmesini sağlamaktır. Ahlak, insanın biricikliğinin içindedir çünkü. Ve kendini eğittikçe ahl
Yavuz Selim Yılmaz
29 Nis1 dakikada okunur


21. Yüzyıl Destanı
Kımız elden düşmeden Hainler üşüşmeden Al eline maaş çeki Kılıç değil yiğit, çakı! Şimdi uğraşma askeriyle Senin işin asgariyle -Bilmem kaç yıl- bir çocuk Kaç bin olmuş agucuk? Hortumuyla kelebeğin Altı temizle bebeğin Destan denen böyle olur Yolda bir ben bir eşek kalır Eşeğe de vurdum semer Bir kravat bir de kemer Cebe de üç beş bir şeyler Bir paraya bin eyler Cepte hava , sırtta yükü Eksik olma Afgan dükü Eşek gözü , kısrak kökü Kaldı sana zıkkım peki Peki , pekini yedi ha
Mehmet Civan Aslan
29 Nis1 dakikada okunur


Seveceksin
Seveceksin Hem de ne hakim gibi ne de yargıç Hani ekmek isyana kalkar taş fırından da koparırsın ya boynunu İşte böyle en haklı isyana dur diyecek kadar seveceksin Seveceksin Hem de ne umursamadan ne yitip gidecek gibi acıdan Hani yol kenarında araba çarpmış kediye bakar hüzünlü hüzünlü devam edersin ya yoluna İşte böyle hem için hüzünden parçalanacak hem de ardına dönüp gidecek kadar seveceksin Seveceksin Hem de ne paramparça ne de yitik, viran Hani oturmuşsun masaya ama içi
Hasan Hüseyin Korkargil
29 Nis1 dakikada okunur


bapbap
gel ahali bu sene taş yağmayacak toplanın, sıralanın, çemberi açın “bapbap çok geçti kazana düşeli babam vakti ödüllendir bizi rahman” halk halkalaşıyor başlıyor halay ritme uymayan bir çocuk düşüyor ortaya dikiyor fidanı halayın ortasına dikleşiyor gölgesi, alayın parmaklarına “bapbap meyve, ayva veya armut versin bu ağaç” fidan dikiliyor dikleşiyor çocuklar demek yanlış bir şey var vakit devir teslim çocuk kibar
Selim Sertoğullarından
29 Nis1 dakikada okunur


KALK EVLAT, HENÜZ İŞİMİZ BİTMEDİ
Evlat, Yorgan sıcak biliyorum, hele sırtın ağrırken, Uyku tatlı biliyorum, hele dün uyumamışken, Yer rahat biliyorum, yediğin son yumruğun üstüne, Ama evlat, işimiz henüz bitmedi. Bedenin aklına itaatsiz, Aklın bu yüzyılın sahte rahatlığına alışmış. Peki ama, bedeninin bu yüzyıldan haberi var mı? Atalarından kolay yaşama şansını bulsan da, Bedenin kadim düzenini buruşturup çöpe atacak mı? Şah damarındaki fırtına bir yorgana teslim kalacak mı? Tabii ki öğrenmen gereken bir kon
kadir
29 Nis2 dakikada okunur


Kurtuluş
Akşam ezanı okunmakta, cünüp olanlar gusül almakta; müminlerin ibadet vakti çattı gelmiş. Kurtuluş Parkı’nda sessiz sakin bir hava hakim; birbirine benzeyen her günün bir benzeri yaşanmakta, tek bir farkla: Üstü çıplak, vücudu yazılarla dolu, saçları ağarmış, kafasında madenci kasketi bir deli, elinde bayrakla dolaşmakta. Bu deli; Kurtuluş Parkı’ndaki kendi halinde güvercinlere bakarak çekirdek çitleyenlerin, güneşin tadını çıkarmak isteyenlerin, belki de biraz olsun günlük y
Enes Yazıcı
29 Nis3 dakikada okunur


Görüngü
"Ruhun gıdasız kalmasına benzer bir yapı. Geçici bir heves üstüne inşa edilmiş kumdan kaleler, size sunulmasını beklediğiniz her şeyin yüzünüze ansızın ve kayıtsız gerçeklikle çarpışı, biricikliğinizi bırakışınız ve nicesi. Uygun adımlar yerine koşar adımlarla gitmiştik hayatımız boyunca, aramız oldukça açıldı. İnşa etmeye muktedir olamayışımız kadar rahatsızlığımız ve sürekli gerginliğimiz de sağlıklı tarlaların yokluğuna birer sebepti. İnce zevkler ve tarif edilemeyecek kad
Yavuz Selim Yılmaz
10 Nis5 dakikada okunur


Kulağımda neşeli kara bi böcek
Kulağımda neşeli kara bi böcek Sesimin telleri hapsolmuş mutluluğuma Şöyle güzel bi bağırsam kimse duymaz gibi Kulağımda neşeli kara bi böcek Ağırlaşmış başım yastık Bu soğukta ceplerim ellerimi aramakta Yorgunluğumu dindirecek Etten bir duvardan fazlası da değil aslında Kulağımda neşeli kara bi böcek Bir ninli misali yatakta sallanınca Kaybolurum anılar atlasında Ama uyandığımda kafamda çalan plak Kuruyan dudaklarıma su çalmakta Kulağımda neşeli kara bi böcek Boş verlerle ar
Soner Süleyman Sever
10 Nis1 dakikada okunur


Kuşlar Geceleri de Öter
Gündüz ile gece çoktan yer değiştirmiş, Yıldızların ışıkları geceyi aydınlatma görevini üstlenmişti. Terk edilmiş binaların ve uykuya yeni dalmış ağaçların arasından sadece tek bir ses yankılanıyordu. Taş zeminde tıkır tıkır ses çıkaran iki çift ayak. Sadece yürüyorlardı, yürüdükçe düşünüyor düşündükçe yürüyorlardı. Doğru yoldalar mıydı yoksa kayıp mı olmuşlardı. Umursamadılar. Öyle bir rüzgar geçip gitti ki içlerinden, kalplerinin üstünde örtülü kalmış bir parmak tozu aldı g
Açelya Şebnem Kayalı
10 Nis2 dakikada okunur


Laanet
Bir kurbağa kum yutmuş burnundan Ve bir çocuk istemez bazen anne eli tutmak Ve o gün tatmış duvar çayım en tazesini Nasıl olsa annem temizler diyerek Hatırlarsın, Yarı vampir sayılırsın Güneşe çıktın mı tıksırırdın iki defa Sesini keserdi yokuş aşağı bir telefon Ama denk gelicek Korkucam yanımda sıkılmasından Gözlerinin rengini ondan öğrenicem Çekincemden Beynim yasak edicek seni görmeyi Kalbime olan aşkından Alışıcam...
Eren Goleme
10 Nis1 dakikada okunur


HOŞ GELDİNİZ, BEBEKLER!
Dünya'ya hoş geldiniz, bebekler! Bu taraftan buyrun lütfen. Hatırlamanız gereken bir iki detay var, Standart prosedür bu, Dünyanın her yerinde aynı kurallar. Kural 1: Işığı gördüğünüz anda ona yönelin, bu mecburi. Ciğeriniz sıvıyla dolu, ilk nefes canınızı yakacaktır, İşte tam o anda ağlamanız şiddetle önerilir, Unutursanız, ebeniz size şiddet ile hatırlatacaktır. Kural 2: Artık "yemek yemek" denilen şeyi yapmalısınız, Hem de günde üç kere en az! Yutmaya dair kabaca bir fiki
kadir
10 Nis2 dakikada okunur


Kayıp
Avare avare gezerim. Akşamları insana "bir gün daha tükendi" diyen o çile düdüğü çalar fabrikada; kendimi atarım sokaklara. Karaköy’ün gazozcusu, meyhanesi, restoranı, kitabevi, sahafı, büfesi, operası, sineması, düğmecisi, turşucusu... Hepsini tek tek geçerim. Her akşam o aynı köşede, “Yasaşın Cumhuriyet!” diye haykıran evsizin yanındaki Yusuf’un Kahvesine girerim. Yusuf’un kahvesi; evsizin, yurtsuzun, emekçinin, sanatçının, gece uyuyamayan, gündüzleri uyanmak istemeyen, gör
Enes Yazıcı
10 Nis5 dakikada okunur


En küçük burjuva
Yaşasın sermayemiz! Yani -ellerim,gözlerim ve bacaklarım- En kötü durumda ölürüz İşte o zaman geçmez yaralarım Kesilmemiş dizimin ağrısı , üç dört yıldır Ellerim de kirli Kendimi bildim bileli Gözlerim iyi hâlâ Emeğini tartarmış o Büyük pazarlık zenginin işi bizim küçük burjuva çulsuz, gösterişli, En büyük pazarlığın sahibi Beş mi olur Sekiz mi ? Elin yaralandığı yerde eldiven sağlam kalır mı?
Emircan Mersinli
10 Nis1 dakikada okunur


GÖRDÜĞÜNDE
Mutluları kıskandığı kadar Ağlayanları da gördüğünde Kıskanır mı insan Sanarken paylaştığını Arkadaşlarını gördüğünde de ağlar mı insan Tabii de kaç kere Belli belirsiz gelenler gördüğünde Kaç kere pişman olur insan O günden beri kaç kere kızar kendine Bu sefer cidden kendine acısından Gördüğünde sefaletini Bu sefer nerede İnsan insanı nerede görür Karşısında kışın açan Yaz çiçeğinin güzelliği karşısında mı Tıpkı kendisi gibi donan yaprakları arasında ya da, Belki de sadece a
Bora Yasin Tarcan
10 Nis1 dakikada okunur


İlmihal
"Paçalardan akan kan nasibini bulmuş Gözlerin kayıp giden feri efkara boğulmuş Lafların ardı boş, içleri zaten pespaye Gidenin arkasından küfür, kulağa hoş gelen çare Ağzınla kuş tutsan nafile, kalpler med cezirde Uykusuzluğun dinişi, gecenin sonundaki fecirde Aşık şairin kalemindeki satır, yüreğindeki buğu Çirkin yavrunun durulmasıyla olduğu hoş kuğu Doğrulttuğu dikenin gülü, acısıyla dostunu bekler Hali duvardan duvara savrulmuş, çıkar gelir bir er Beklediği bir gülen yüz k
Yavuz Selim Yılmaz
15 Mar1 dakikada okunur


Çocuk
Hayır işte, hayır. Onlar yerlerinde kalmalıydı. Dikişle tutturamazsın bazı şeyleri, dokunmaman gerek, yırtarsın. Hadi yaramazlık ettin diyelim, sonrasında üstüne devam ettirmen gözümün içine baka baka. Sana o an bayağı acıyorum. Hani akılsız bir hayvan görürsün, yaptığı işin zerre kadar faydası olmayacağını bilirsin ama bir şey desen de değişmeyecektir, kaderdir, aynı öyleyim. Bir yandan da sıkılmış hissediyorum fazlasıyla. Senin kadar gözü pek ve asi olamamak canımı sıkıyor.
Yavuz Selim Yılmaz
15 Mar3 dakikada okunur


Ha h a Ha Ha h a Ha
Uyuyodum ne güzel nolduysa o zaman oldu Anlamadımda uyandım böyle gözlerimi açamıyom Nası desem şimdi uyuyomda çok da uyanamadım Neyse gözüm falan yandı sandım da geçti sonra Işık mıymış neymiş Lavuğun biri dedi Bazı mallarda far görmüş kedi gibi bakıyo Birader kafayı mı yediniz la tamam daha önce görmedik de Kör olacaksınız baka baka Herkes toplanmış konuşuyo falan ben ayrıyım tabi Lavuk geldi dokunuyo bana Dürtüyo Diyo gel gel diyo Gidek bi bakak Birader dedim çok meraklıys
Eren Goleme
15 Mar1 dakikada okunur


Hissizliğin acısı
Gönlünü delip geçen sızı aşk olsa gerek Yaşadığını hissettiren Yoksa hissettirenmi aşkın kendisi olsa gerek Ruhunu hiçliğe bırakan Dilde çalan şarkı mı hissettirir yokluğu Boş sokakların karanlığında dinlenen şarkılar Hissettirir insana en derinden yalnızlığı hissizleşene kadar çektiği acılar Şimdi Yeni bir sayfa açmak gerek Mürekkebinde gözyaşı olmayan, bembeyaz Hissizlik değil, yeniden ateşin içine girmek gerek İşin sonunda yine yanacağını bilerek
Atilla ışık
15 Mar1 dakikada okunur
bottom of page
