Zeka
- Yavuz Selim Yılmaz
- 13 saat önce
- 1 dakikada okunur
"Zekanın en önemli hususiyetlerinden biri onun ahlak ile olan ilişkisi. Olanak yaratmakta
gelişmiş derecede usta olmalarına rağmen karşı olanağı yaratmakta da yeterince ustadır. Aynı
Epiktetos'un her zaman Sokrat'a anlatmaya çalıştığı gibidir. Eğitildikçe eğitimden sıyrıldığın
gibi, ahlaklı oldukça ahlaktan sıyrılırsın. Zekanın gücü de, ayıracak ahlaki eğitimi insanın
kendi kendine edinmesini sağlamaktır. Ahlak, insanın biricikliğinin içindedir çünkü. Ve
kendini eğittikçe ahlaktan tiksinirsin. Onu bilinçsizce bir hal ile, çocukça yapmanın biricikliği
daha tatlı gelir. İçgüdülerin ahlak ile çatışmasını da anlamış olduk o zaman. Düşünce, her
şeyi ele geçirmeye iştahlı dişlerini nereye geçirirse öğütüp yok eder, içgüdü de onun
karşısında kalabilen tek sığınağımız olarak kalır. Terbiye ve namus birer düşünce olmaktan
bir adım bile ileriye gidemezler. Ahlak, zaten tam olarak ne eğitilmeni ne de eğitilmemeni
sağlamak üzere var edilmiştir. Çok iyi olursan devleti tanımazsın, çok kötü olursan da. En
iğrençler ve yüceler hep tek olur, ortacıklar ise hep birlikte. Birer tesadüfe kıymet bindiren ile
tesadüfü yaratan arasındaki fark kadardır.
Düşüncelerin kalıplarından bile yoksun olan şeylerin hayali kurulamaz olduğundan, bunlar
sana erişilemez gelecek hep. Sana dürüstlüğü anlatmanı istediğimde, hep ağzın açık kalacak.
Ama zeki olanın bir kurtuluşu vardır. Dürüstlükten, yalanla sıyrılır. Kolay ve zorluk, fayda ve
faydasızlık ve en has haliyle tercih olunan ve olunmayan arasındakini bilmese de karşıt
olduklarını bilse yeter."




Yorumlar