top of page
Ara

Biley Taşı

5 duyu organına bir tanesini ve belki birkaç tanesini daha eklediğinde sana kaç adet organının yerini söylüyo? Merak etmedin mi hiç mesela karaciğerini hissedebiliyor musun dokunmadan, kulaklarınla o olduğu yerde, alalede karaciğerini duyuyo musun misal. Hadi nefes aldın, akciğerlerin şişti kalbinse atıyor göğsüne koyduğunda iki elin. Ya pankreasın falan, koşmadıkça dalağın, kum dökmedikçe böbreğin öksürmeye kalsın ciğerlerin ve maazallah durduğunda kalbin biliyolar mı yerini. Gözler aynası olmadan nasıl bilecek kendini hiç düşündün mü? İllaha sevdiceğinde bir çift var diye sende de olmak zorunda mı gözler mesela? Sırtını gördün mü hiç belin ağrımadığında ya da nereye dönersen dön kıçın hep arkanda mı senin? Hadi diyelim bütün cevaplar senin. senin bedenin ve senin kararın, malum kaç senedir sahibisin derinin. Senin ellerin, senin gözlerin kulakların, ciğerlerin, ciğersizliklerin 5 para etmezliklerin yürek yemişliğin ve bir bakmışsın sen dediğin bir yığın sakatat.

Kafan karışmasın sakin, senden iyi bilecek halimiz yok ya seni. Sonuçta dizmedin mi sen doğum pastana mumlarını birleri ikileri ve şimdi yirmileri? Dizdin tabi dizmesine korkmadın çünkü doldurabilecek misin diye seneye pastanın üstünü, süslerini. Peki hiç aklına geldi mi misal acep bir gün gelecek ve yetişmeyecek elindeki mumlar? Bir bakmışsın pastana alsa alsa sığacak 40-50 mum sense buruşuk-kırışık 70-80’lik bir deri. Üzülme üzülme yaşlandım diye, hele hiç korkma. Hatırla göremeyip de bildiklerini, hatırla o klişeyi, seni senden öte içini gören gözlerini. Bak ne güzel de oldu şimdi, pastana sığmadı mumlar derin döküldü dökülecek ama sakatatın, ciğerin aynı sen; hiçbişi değişmedi. Fitilini yakmadığın mumların elini yakacağından korkarak sev kendini. Üzerine toprak atıldığı zaman sev kendini, pastana sığdıramadığın mumları birer birer ek ekim bahçene. 85 tane papatyayı bir mum misali serpiştir üstüne bırak orada yeşersin yansın ve yaşlansın mumların.

İki hecede bul kendini. Çünkü iki hece sevmek. Sev-mek. Analı oğullu sevmek, babalı kızlı, senli benli ve bir elmanın iki yarısı sevmek. Kimse yokken kendini sevmek ve daha korkuncu herkes etrafındayken sevmek kendini. Bazen Sana rağmen, bazen senin yüzünden bazense senin sayende sevebilmek kendini.

Ey Gönül!

Sanma kendin’ bir biley taşı.

N’olur düşündün mü,

Pamuk sürtse taşa,

Yumuşar mı biley taşı?

 
 
 

Yorumlar


© Copyright

© 2023 by Turning Heads. ODTÜ Genç Yazarlar Topluluğu

bottom of page