EN KOMPLEKS DÜĞÜM
- kadir
- 7 gün önce
- 3 dakikada okunur
Kozmozda bir gezegen, yıldız tozu temelinde.
İlk çağlarda, belki de evrenin merkezinde;
Tam bu kayaların üstünde, hırçın denizlerin bağrında,
Bitmek bilmeyen ateşten bir fırtına çağlardı.
Yerinde duramayan öfkeli atomlar, hiçbir şeyi umursamazdı.
Sonra, belki de bir anda, bir mucize sızıverdi kaostan:
Bir grup atom, tüm o kombinasyonlar arasından,
Bir maceraya atıldı: Molekül oldular; kararlı, aç ve hırslı.
Yetmedi, el ele verip duvar ördüler dünyaya:
"Kutsal olan içeride kalsın, dünya ise dışarıda!"
Pratikte bir poşet çorbaydı hücre dediğin:
Esnek, yamuk, cıvık, heterojen, şekilsiz.
Olasılıkları olasılıklarla yenen usta bir kumarbaz...
Sindirdi, bölündü, çoğaldı ama hâlâ içi boştu;
Gözlerine bakarsan geri bakan hiç "kimse" yoktu.
Derken, milyonlarca yılın şafağında küçücük bir kıvılcım:
Sinir hücresi doğdu! Dallandı, budaklandı, çoğaldı...
Bir garip döngü buldu kendine, fraktallarla harmanladı.
Ve en büyük eser sonunda tamamlandı:
Bir ruh sızdı etin arasına...
"Farkındayım," dedi madde, "o halde varım."
Kaçtılar, kovaladılar, hasta doğup şifa aradılar.
Hayat her zamanki gibi sertti, yerçekiminin cevabı kadar çıplak;
Kimseye "ruhu var" diye imtiyaz tanımadı doğa.
Ki hepsi birer hayatta kalma makinesiydi aslında;
Örüntüleri fark ettiler, tatlı olana yöneldiler,
Kendilerine benzeyeni güzel bellediler.
Feda etmeyi her gün deneyimlediler.
Eninde sonunda bencilliklerini genişletmek istedi makineler;
Güvenmek, akıllarını bir omuzda dinlendirmek...
Ve yaşadıkları gerçeğine bir şahit istediler.
Halbuki bir kuş bilmez geni, sonraki nesilleri, aktarmayı;
O sadece bilir hissettiği gibi davranmayı, seçmeyi.
Kaldı ki "Canlının amacı sadece gen" diyen büyük yanılıyor;
Komik ki genlerin yarısından gram fazlası bile geçemiyor.
Olsun, canlılar hazır bu fedaya, yarın hızlı koşmak uğruna.
Peki, tüm bu devasa potansiyel, uçsuz bucaksız hafıza;
Çocuk yapıp, bakıp, ardından ölmeyi beklemek için mi?
Her hücrenin rüyası, iki hücre olmak... ve bitti mi?
Sıkışmış hissettiğinde biraz arkana bak, ey ezeli:
O atomlardan, o çorbadan, o koşudan sana gelen yol;
Öyle düz ki, öyle çok başarılı ile dolu ki!
Anla artık: Çoktan ne kadar da uzun bir yol kat ettin!
Ebediyat zaten göz açıp kapatıncaya kadar gelir.
Ve biraz sakin olup fırsatının farkına var:
Mümkün olan DNA dizileri yıldızları trilyonla çarpar;
Demek ki az kalsın sen olmayacaktın,
Ama kesin ki sen bir daha doğmayacaksın.
Hayatta olduğun gerçeği, öleceğin gerçeğinden
Çok daha olağanüstü ve ilgi çekici!
Dün sırtında bir yük, yarın elinde bir kor, bugün ise bir hüzün!
Bu nasıl da muazzam bir pusula!
Aklında çağrışan sonsuz harita:
Seçimlerden oluşan haritalar ve haritalardan oluşan seçimler...
Gözlerine baktığımda bir işlemciden fazlası var;
Orada var olan irade dolu bir gözlemci.
Kendine "ben" diyor! Ne şahane, ne feci!
Sisyphus’u lanetli sandılar yüzyıllarca,
Oysa o uslanmaz adam yine kazandı sonunda.
Çıkmazını "metafizik" le süslemedi,
Ya da "hadi artık sonlansın" demedi.
Değiştiremezdi kaderini; ama inadına, inadına sevebilirdi.
Kaderini, tüm hurdaları toplayarak bir zırha çevirebilirdi.
O sebeple derim ki, sen de yap o tekdüze işleri:
Kalk, taşı, sırtlan, ye, diş fırçala, koş, uyu, tekrar!
Tekdüzelik bulunmaz bir siper;
Kaosun seni savurmasına izin vermez.
Bu rutinin içinde durma, yaratmaya başla kendini;
Neyi sevmediğini öğren, sevebileceğini öğren.
Merak et diğer insanların neye değer verdiğini.
Ve sor kendine: neden sen de sevemeyesin ki?
Dibe bat, kabuğuna çekil, kendini değerlendir.
Erdemleri oku, dene hepsini teker teker.
Okuduğun fikirleri kendi sesin yap;
Tekrarla doğruyu, kaynakları unutana kadar.
Değişime yüreğini aç ve yaşamanın tadını çıkar.
Dünyanın korkaklığını görmek için ilk sormaya cesaret et.
Hatayı bir kere yap, herkesten önce yap ve bir daha asla!
Ulaşılamaz hedefler seç kendine, başlasın bitemesin.
Kendi zehrini seç, bir deli düğüm senin düğümün olsun.
Bir başkası onu yapabiliyorsa, ne olabilir ki senin eksiğin?
Hiçbir zaman unutma ki:
Bu evrendeki en kompleks düğüm sensin;
Belki de çözmeye, kendinden başlamak istersin.




Yorumlar