top of page
Ara

Yaşanmamışlıklar

Yaşanmamışlıklar... Hiç olmamış bir şey nasıl bu kadar canını yakar ki insanın? Hiç

yaşanmamış yalnızca zihninde, o uçsuz bucaksız hayal dünyasında var olmuş yapay

bir gerçeklik. Ah o kafamdaki küçük hayalperest sen yok musun sen...Senden sebep

hep bu ağlayışlarım, hüzünlerim, tanrıya isyanlarım. Dön artık gerçek dünyaya, çık şu

kendini kapattığın fanusun içinden! Kendi kendini hapseder mi hiç insan? Kendi

kendine zulmeder mi? Bak hayat debisini arttırmış akıp gidiyor, bir yaş daha aldın –

şu fani dünyadaki bir yılın daha bitti- kutlamaya değer mi bunu bilmiyorum. Küçük bir

çocukken yılları kovalayan sen şimdi kaçar olmuşsun. İstediğin kadar kaç, bu yarışın

kazananı belli.


Anlaşılmıyor mu sanıyorsun o sahte tebessümlerin. Kendini kandırabilirsin ama

dünyayı asla. Çık! Çık artık şurdan! Düş peşine korkularının. Erteleme artık hayatı.

Bu fırtına dindiğinde yüzleşeceksin, baş başa kalacaksın kendinle. Bak sonra

yanarsın yaşanamamışları düşünürken yaşayamadıklarına, yanarsın da iş işten

geçtikten sonra istersen vur başını dağlara taşlara, ne fayda.


Biliyorum geride kaldı artık o bayram sabahı sevinçleri. Gelmeyecek bir gideni,

yaşanamayacak bir hayali* düşlerken soldu ruhumun bütün çiçekleri. Bırak, solsun

zaten! Solsun artık dünyanın bütün çiçekleri. Solsun ki yeniden açabilsinler.

Son sandıklarımız aslında birer yeni başlangıçsa ve Zemheri baharın

habercisiyse zaten dünden razıyızdır üşümeye. Yeter ki doğsun güneş, küsmesin

dünyaya.

 
 
 

Yorumlar


© Copyright

© 2023 by Turning Heads. ODTÜ Genç Yazarlar Topluluğu

bottom of page