sıkışıp kalmak üzerine
kapamışsın gözlerini
bu sıkışıp kalmış dünyayı bir türlü silemiyorsun hafızandan.
o nemli,soğuk tuğladan duvarlara vuruyorsun kendini
bakıyorsun,
avuçlarında kalmış saçların;
yalnızlığın soğukluğunda uyuşmuş ayakların.
bu fırtınaya karşı duramamışsın,
dünyanın bir ucuna savurmuş seni.
ayağa kalkmaya çalışıyorsun,
etrafına bakıyorsun ki yine aynı yerdesin.
hiçbir yere gidememişsin.
zaman aktıkça anılar silikleşir zannediyorsun
öyleyse neden anıları kilitlediğin odanın karanlığında sen de boğuluyorsun?
başını kaldırıp haykırıyorsun
nafile,duyuramazsın sesini
duyursan da var sanki sesini duyacak birisi.
pes ediyorsun,
nefesini sonmuşçasına verip
yığılıyorsun tenlerin sıcaklığından mahrum toprağa.
son bir kez yukarı bakıyorsun
çıkış yolu bulma umuduyla
anılar veriyor güneşin haberini.
sen doğarken ağladığından beri kışken
dışarıda bahar gelmişti oysaki.
aslında sen de biliyordun:
bahar geri gelecekti sen olmasan da
belki de açan çiçeklerden değildin yalnızca.




Yorumlar