Yolcu
Sırtındaki yükün adımlarını zorlaştırması yetmiyormuş gibi, çöl güneşi acımasızca bütün varlığını yakıyordu yolcunun. Uçsuz bucaksız bu çöl kavruluyor, ayak tabanları korda yürürmüşçesine yanıyordu. Fakat bu kuraklığa ve ateşe aldırış etmiyordu yolcu, sırtında taşıdığı varlığın asaletinden. Gözlerini kısmış, kendinden emin bir şekilde ilerliyordu bu hiçliğin ortasında. Kimsecikler yoktu etrafta; ne bir ruh, ne bir beden. Bazı hikayeler duymuştu geçmişte, insanların yolculukta gördüğü şeyler....