top of page
Ara

Beyaz Kupa ve Sallama Çay Üzerine

Kendimi öldürmeye çalışalı tam 3 ay oldu. Ve şu an 23. yaş günümde alınmış üzerinde "enjoy little things" yazan beyaz kupamdan piyasadaki en ucuz marka sallama siyah çay içiyorum. Bilgisayarın sağ alt köşesindeki 16 Mart 2019 tarihi ve 05.03,04 olan saat bana sadece 3 saate çalıştığım kurumda olmam gerektiğini hatırlatıyor. Hangisindeydim bu hafta sonu? Eh, bakarım ya bir ara. Zaten 3 farklı kurumda çalışıyorum, %33'lük şans işte. Yüzün üçe tam bölünememesi beni çok sinir ediyor. Ayağa kalkınca dizilmiş redbul şişelerim devrildi. Niye bunlara bu kadar para verdim ya, özel ders vermeye tekrar mı girişsem? Evi de toplamak lazım, aman zaten 1+1. Of reglim niye gecikti ya? Hamile de değilimdir yani, bence. En son... ha şu suratını hatırlamadığım çocuk vardı. Suratını hatırlamıyorum ama kondom kullandığını hatırlıyorum. Şarap bana gerçekten iyi gelmiyor. Özellikle şeyden sonra, of aman yani şu filmlerde de vodkayla üç kutu ilaç tüketmenin sizi öldüreceğini söylemeseler keşke. Yalan hep, n’oldu yani gittik acile taksiye atlayıp gıda zehirlenmesi dedik midemizi yıkattık, sonraki gün işe gitmeye devam ettik. Ne vardı yani bunda. Neyse bir sonraki sefere halat alayım bari. Evde de asacak yer yok onu. Gerçekten insana dair her şey niye bu kadar zahmetli? Ölmek istiyorum dediğimde beni tak diye vuracak sniperlar olsa keşke... Bak yeni iş kolu, işsizliği de azaltırdık. Duşa girmeli miyim ki, ayılırım ya gireyim. Bugün de 6 saat aynı şeyi anlatacağım, neyse ki önceden hazırlamıştım notlarımı. Bakın, Bu depresyonla nasıl öğretmen kaldığımı sorguluyor olabilirsiniz ama şu anda beni seven tek kişiler öğrencilerim olabilir. Geliyorum, dersi anlatıyorum, arada kaynatıyorlar dersi ben de dinleniyorum, derse devam ediyorum, sorularına her zaman cevap veriyorum, benim dersimde iyi netler yapıyorlar ve kapanış. Daha fazlasına gerek yok zaten. o öğrenince gözlerde olan ışıklı, bir çocuğa dokunmakmış amaaannnn.. Ya şu su da bir kere sıcak aksa da anadan doğma şekilde Ankara’nın soğuğunda böyle beklemesem. Bugün hava nasıl acaba? Ne giyeyim ki? Yani tüm gün kurumda olacağım ve kaloriferi de köklerler. Uzun zamandır giymediğim kırmızı ince kazağı giyeyim bari. Bugün de sıcak zaten, of bipolarsın Ankara. 

 Her cumartesi akşam 7’de o kadar da kalabalık olmaz diyorum ve her seferinde yanılıyorum. Of şurada oturup bir iki bira mı devirsem… Yok ya çok uykum var gözlerim kapanıyor. Ayrıca tek başına içmek, bir tık depresif… Ah, hırdavatçı mı o?! Kesin halat vardır! Alsa mıydım, yanımda yetecek para var mıydı ki? Ay dur şimdi önünden geçtim durup geriye dönüp dükkana girmek olmaz rezil olurum. Neyse artık başka zamana. Yerini de öğrendim zaten gelirim bir ara canım. 


22 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

HASTANE

Naif Savaş

Yeşil -3

Comments


© Copyright
bottom of page