top of page
Ara

301022*

Yüzümüzde kan var üstümüzde kelebekler. Bir kabustan uyanmışız. Sağ yanağındaki nokta

bir gülen yüze dönüşürken fark ediyorum, gökyüzü seninleyken her zaman daha güzel.

Çiçekler daha farklı kokuyor. Sayfaya yeni çizgiler atılıyor, notalara sekizinci ve dokuzuncu

oluyoruz. Yeni renkler keşfediyorum. Dünyayı geziyorum. En dipten en zirveye, en soldan en

sağa savruluyorum. Her şeyin bu kadar kolay olması garipsiyoruz çünkü tek kişilik

kaldırımlara alışkınız. Ama sorun değil, beş yaşamımın hepsine değersin sen.


Önce tavanımı kaplayan bulutlardan kurtuluyoruz. Artık trafik ışıklarını kazımıyor, çizik

atmıyor, hepsini umutsuz onlu yaşlara bırakıyoruz. Her gün yeni bir isimle uyanıyor, bunun

iyi bir şey olduğu tembihlenmiş iki çocuk gibi hikayelerimizi değiş tokuş ediyoruz, Bak;

bugün ismin dört harfli, annenle baban birbirini hep deliler gibi sevmiş. Yalnızca kaybolarak

bulabileceğin bir sahaftaki rastgele bir kitabın, rastgele sayfasında eski fotoğraflarla dolu bir

aşk yaşamışlar. Tanıştıkları kafenin adını vermişler sana. Normal bir çocukmuşsun. Semiz otu

ve ayakkabı bağcıklarından nefret edermişsin.


Detayları sana sakladım. Güneşli bir günde,


hızlıca oku geç hepsini, tek nefeste:


bir anda çocukluğunda en sevdiğin filmin müziği çalmaya başlasın. birkaç kez gitmişsin

sinemada izlemişsin, hep yalnızmışsın, bunu anlatacakken çalsın. bildiğim için devam etme,

dans edelim. o tepeden aşağı el ele inelim. çocukluğunun yanına bir tane daha eklensin. bu

sefer iki kişi izleyelim.


Şimdi beni anlat büyük harflerle. Bir şeyler çalacağım yaşadıklarından. ‘Dön ne olur’

demek çok çaresizlikmiş. Sonuna bir ünlem daha koy. Senden gelen her şeyin fazlasını

istiyorum. Her gece ziyaret edelim acilleri. Tedirgin refakatçilerden ikisi biz olalım.

Ağlamanın tuhaf karşılanmadığı birkaç yer var, iyi değerlendirelim. Titreyen ellerle, bir daha

asla görmeyeceğimiz insanların hikayelerine birer virgül ekleyelim. Her sabah o saçma

dükkanın açılışını izleyelim.


bir süre daha dans edelim çünkü susasım yok. aklıma; boğulmaya, kolumu kırmaya çalıştığım

zamanları getiriyorsun.


biz gezelim. biz olalım. ya da ben sen olayım sen ben ol. ben gözlerine bakınca kendimi

göreyim sen bende kendini gör.


'bu biraz acıtacak' demelerine aldırış etme. hiç veda etme. birkaç adımı daha kaldıramayız.

99 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

HASTANE

Naif Savaş

Yeşil -3

Comments


© Copyright
bottom of page